NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI`NIN 12 KASIM DÜZCE DEPREMİNİN YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMA ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

ANA SAYFA   İLETİŞİM   WEBMAIL ERİŞİMİ   SİTE HARİTASI   ARAMA   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

23 EKİM 2019, ÇARŞAMBA   

9

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI`NIN 12 KASIM DÜZCE DEPREMİNİN YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMA

    Yayına Giriş Tarihi: 19.11.2008   Güncellenme Zamanı: 06.09.2011 10:34:37  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

İnşaat Mühendisleri Odası`nın 12 Kasım Düzce Depreminin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklama. 12 Kasım 2008 12 Kasım Düzce depremi dolayısıyla bir kez daha: Önlem almayanlar suç işlemektedir

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI`NIN 12 KASIM DÜZCE DEPREMİNİN YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMA

İnşaat Mühendisleri Odası`nın 12 Kasım Düzce Depreminin yıldönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklaması

İnşaat Mühendisleri Odası`nın 12 Kasım Düzce Depreminin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklama. 12 Kasım 2008 12 Kasım Düzce depremi dolayısıyla bir kez daha:
Önlem almayanlar suç işlemektedir

Bilindiği gibi 12 Kasım 1999 tarihinde merkez üssü Düzce olan 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş, etki alanındaki yerleşim bölgelerinde ağır hasara ve büyük oranda can ve mal kaybına yol açmıştı. Marmara depreminin yarattığı travmanın sıcaklığı henüz geçmeden meydana gelen Düzce depremi tam bir yıkım olmuş, Düzce ve civar illerde bine yakın vatandaşımız hayatını kaybetmiş, beş bine yakını yaralanmış, binlerce ev ve işyeri değişik oranlarda hasar görmüş, bölge ekonomisi derin yara almıştı. Peş peşe meydana gelen iki deprem nedeniyle geleceğe dönük kaygılar günün belirleyicisi olmuş, Türkiye adeta bir korku ülkesi haline gelmiştir. Marmara ve Düzce depremlerinin yol açtığı büyük acılar, tüm toplumsal hayatın yeniden tanzim edilmesi yönünde beklentileri artırmış, bir deprem ülkesi olan Türkiye`de ilgili mevzuattan şehirleşmeye, konutların güvenliğinden deprem eğitimine kadar geniş bir yelpazede köklü değişim yapılması doğrultusunda toplumsal basınç ortaya çıkmıştır. Ancak ve ne yazık ki, 17 Ağustos`tan ders alınmaması, sadece "yara sarma hamaseti" dışında kayda değer adım atılmaması, adeta 12 Kasım depreminin ağır sonuçlarını tetiklemiştir. Türkiye deyim yerindeyse; o günden bu güne havanda su dövmekten, bilim dışı hurafelerden medet ummaktan, deprem önlemi adı altında kentsel dönüşüm projelerini hayata geçirmekten başka adım atmamıştır. Son dönemde yaşadığımız depremlerin yıl dönümlerinde İnşaat Mühendisleri Odası olarak mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması, imar, yapı denetim ve benzeri yasalarda köklü değişikliklere gidilmesi, güçlendirme çalışmalarının tamamlanması, kaçak yapılaşmanın önlenmesi, konutların ve kamu binalarının güvenli ve sağlıklı yapılmasının sağlanması doğrultusundaki görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Ancak AKP iktidarı yaşanan acıları önemsemediği gibi, meslek odalarının çağrılarını da duymazdan gelmektedir. AKP iktidarını uyarmak amacıyla bu yılın 17 Ağustos`unda binlerce mühendisle yaptığımız "Depreme Duyarlılık Yürüyüşü" bile görmezden gelinmiştir. AKP iktidarı büyük bir vurdumduymazlık içindedir. Söz çoktan tükenmiştir. "Sözün bitmesi", bizim sözümüzün tükenmesi anlamı taşımamakta, yeni ve büyük acıyla karşılaşma tehlikesine dikkat çekmek amacını taşımaktadır.  Çünkü deprem Türkiye?nin bir gerçeğidir; ülkemiz topraklarının yüzde 93`ü deprem riski altında bulunmaktadır. İnşaat Mühendisleri Odası, söz söylemeye, yetkilileri önlem alma noktasında basınç uygulamaya devam edecektir. Toplumsal sorumluluğumuz ve insan sevgimiz, insan hayatına verdiğimiz değer bu konuda ısrarcı olmamızı zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede İMO, 12 Kasım Düzce depreminin yıldönümü dolayısıyla "Türkiye`de Konut Sorunu ve Konut İhtiyacı Raporu" hazırlamıştır. Rapor, "deprem doğal bir yer hareketidir, deprem öldürmez, öldüren sağlam olmayan, standart dışı üretilen konutlardır", yaklaşımını yansıtmakta, mevcut durumu, olumsuzlukları ve olması gerekenleri kamuoyuyla paylaşmaktadır. Konut tanımlarının, konut sorununa ilişkin değerlendirmelerin ve konut ihtiyacına ilişkin istatistiklerin bulunduğu raporda, İMO`nun görüş ve önerileri de yer almaktadır.


Okunma Sayısı: 3567

Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır